İlk İstiridye Üretenler Çok Kazanacak

05 Ocak 2014

Daha önce de bu konuya kısmen değinmiştik. Lakin bugüne
kadar pek ses çıkmadı. İstiridye yetiştiriciliği hem kolay hem da kazançlı bir
iş! Yeniden hatırlatmamızda yarar var.

İstiridyeye piyasa dilinde
genellikle ‘tarak’ adı veriliyor. Gurme restoranlarda ve balıkçı tezgâhlarında
aranan bir deniz ürünü… Midyeden değerli ve çok daha lezzetli!

İstiridye yetiştiriciliği

İstiridye yetiştiriciliği

Alışkanlığa göre çiğ ya da pişmiş olarak yeniyor. İstiridyenin biyolojik
anlamda birçok çeşidi var. Büyüklüklerine ve cinslerine göre sınıflandırılıyor.

Genellikle ‘lüks gıda’ olarak değerlendirilen istiridyenin besleyici
özelliklerinin yanı sıra afrodizyak niteliklerinin bulunması onu daha da değerli
kılıyor.
Doğal avcılığı yapılmakla birlikte her yerde rastlanmaması, onu
zengin sofralarının lezzeti haline getirmiş durumda.

İstiridye temiz su
isteyen bir ürün. Kirli sularda ağır metalleri bünyesinde topluyor. Bu açıdan
endüstriyel yetiştiricilik halen en sağlıklı yöntem!
Yetiştiricilikte
hastalıklara karşı dayanıklı türler tercih ediliyor. En tanınmışı ‘crassostrea
gigas’ adlı okyanus istiridyesi. Hem kolay ürüyor, hem de eti çok
kıymetli.

İstiridyeler ‘fitoplankton’ denilen mikroskobik canlılarla
besleniyor. Ortamın oluşturulması ise yapay havuzlarda yapılıyor. Çoğaltılan
mikroskobik canlılar yetiştirme sahasına periyodik olarak veriliyor.

İri
boy bir istiridye, yaklaşık 18 ayda ticari ağırlığa erişiyor.
Avrupa’da
başta Fransa olmak üzere, kapalı sistemlerde yetiştiricilik epey gelişmiş.
İstiridyeler özel havuzlar içine monte edilmiş raflarda, kontrollü olarak
besleniyor.

Geleneksel teknikler ise Avustralya ve Japonya’da var.
Burada sepetler içinde yetiştiricilik yaygın. En lezzetli istiridyelerin
yetiştirildiği Pasifik Okyanusu’nda, bu amaçla modern istiridye çiftlikleri
kurulmuş.
Dünya ticaretinde önemli bir yere sahip olan istiridye ticaretinde
fiyatlar, dünya borsalarına göre oluşuyor. Yetiştiricilerin çoğu, ürünlerini
yüksek fiyatlarla gelişmiş ülkelere ihraç ediyor.

Türkiye’de henüz bu
konuda yoğunlaşmış bir endüstri yok. İtalya, Yunanistan ve İspanya’da ise örnek
çiftlikler kurulmuş durumda. Buralarda yetiştirilen istiridyelerin yalnız
etinden değil, kabuğundan da yararlanılıyor. Yüzde 97’si ‘saf kalsiyum karbonat’
olan kabuklar öğütülerek, doğal kalsiyum içeren ilaçlara konuyor.

Güneydoğu Asya’da ise bazı istiridye tarlalarında ‘inci’ üretimi yaygın.
Ancak bu iş çok zahmetli ve zaman isteyen bir faaliyet! Türkiye’deki bazı
denizel alanlar, istiridye yetiştiriciliği için oldukça uygun. Ancak
sistem konusunda bilgi sahibi olmakta ve bu konudaki tüm uygulamaları yerinde
görmekte yarar var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir